A Milli Takımımız bu akşam Honduras ile özel maçta karşı karşıya gelecek. BJK İnönü Stadı`nda oynanacak ve saat 20.00`de başlayacak
Bu arada Beşiktaş`dan (A)Milli takıma Beşiktaş`dan çağırılan tek isim Necip Uysal,Oğuz Çetin tarafından açıklanan ilk 11 de yer almadı...
(A) Milli Takım mücadeleye şu "11" ile çıkacak;
Volkan, Sabri, Emre Güngör, Servet, Caner, Hamit, Mehmet Aurelio, Emre Belözoğlu, Arda, Volkan Şen, Mevlüt.
ürk Milli Futbol Takımı'nın sponsoru Nike, dış sahada giyilmek üzere millilerimiz için yepyeni bir forma tasarladı. Bundan böyle Türk Milli Futbol Takımı, deplasman maçlarında Türkiye'nin geleneksel mimarisinin en önemli unsurlarından çinilerin rengi olarak bilinen ve tüm dünyada adı Türk halkı ile birlikte anılan turkuaz renkli formalarla çıkacak.
Yeni Link 12. sınıf 7 slaytta nijerya
http://www.4shared.com/file/232836599/c34ef83b/yeni_nijerya.html

Farklı sürümlerde kaydedilmiş belgelerinizi kolayca karşılaştırıp birleştirmenizi sağlayacak online bir hizmetten söz edeceğim. Compare My Docs servisi Word dökümanlarınızı online olarak karşılaştıran güzel bir araç. Henüz beta olmasına karşın aynı anda 7 farklı dosyayı kıyaslama yapıp karşılaştırabiliyor. Dosyalarınızı son haliyle teslim etmek için işinizi hızlandıran ücretsiz bir servistir kendisi. #
Bundan 2 yıl kadar önce aynı eklentinin ilk sürümünden bahsetmiştim. Eklenti aynı versiyonla yerinde sayarken bizim firefoxumuz sürekli kendini yenileyip kabuk değiştirmeye devam etti. Haliyle eski eklenti de yeni firefox sürümlerinde çalışmaz olmuştu. Eklenti hakkında yazı yazdığım o dönemlerde, sürekli kullandığım ve işimi kolaylaştıran işe yarar eklentilerin başında geliyordu. Eklenti ilk zamanlar yeni sürümlerle çalışmadığından sağda solda çok aramıştım ama olumsuz açıklamaları görünce vazgeçmek zorunda kalmıştım.
Ve nihayet büyük gün gelip çattı ve eklentinin güncel hali duyuruldu.
Bu eklenti benim ne işime yarayacak diyenler için de kendimce kısa bir açıklamada bulunayım. Gündelik bilgisayar hayatında firefox‘un her daim açık olmasını isteyen ama iş esnasında görev çubuğunu işgal ettiğinden şikayetçi olan kişilerin başında geliyorumdur sanırım. Örneğin kişisel mail trafiğini kontrol edebilmek, haberler göz atmak,yabancı kaynakları incelemek ya da sahibinden.com da yer alan ve günde 15 kez baktığım ilan sayfasına sürekli F5 yapmak için kurcalıyorum ya da açık kalmasını istiyorum.
İşimiz gereği aynı anda çok fazla dosya açıyor hatta program çalıştırdığımız oluyor. Kullanım rahatlığı ve yer işgal etmemesi açısından firefox’u simge durumuna küçültüp, kapatmadan idare edebilirsiniz bu eklenti sayesinde. İşinizin arasında kahvenizi yudumlarken çift tıklayıp tekrar ekrana getirerek dilediğiniz sayfaya göz gezdirebilir ve eski yerine gönderip işinizin başına dönebilirsiniz.
Eklentinin adresine ulaşmak için burayı kullanabilirsiniz. Kurulumda ve kullanımda zorlanacağınızı sanmıyorum. Acemi kullanıcılar için de eklentiyi kurup firefox’u yeniden başlattıktan sonra > Araçlar > Eklentiler > Minimize To Tray > Seçenekler > 3 seçeneği kendi kullanış şeklinize göre düzenlemeniz gerekiyor. #
Apunti servisi, gelecekte belirlediğiniz bir tarihe e-posta göndermeyi sağlayan ücretsiz bir hizmettir. Bu tarz servisler özel gün ya da etkinliklerde iş yapabilecek faydalı bir servis gibi görünüyor. İnternet başında olunmayan zamanları göz önüne alıp sevdiklerinizin doğum gününü ya da özel günlerini otomatik olarak hatırlayan ve e-posta yoluyla gündeme getiren değişik bir servis.
Yalnız zengin metin editörü ve dosya ekleme gibi ayrıntıların olmadığı gözden kaçmıyor. Göndermek istediğiniz e-postayı ve iletmek istediğiniz mesajı yazıp gereken diğer seçenekleri doldurduktan sonra sisteme göndermeniz gerekiyor. #
Turkcell’in Çekim Gücü sloganıyla ünlenen eğlenceli reklamını izlemeyenler yoktur sanırım. Reklamla ilgili bilgi hemen her sitede bulunduğundan fazla üzerinde durmayacağım. Reklam’da çalan müzik’in farklı bir versiyonunu Nil Karaibrahimgil seslendiriyordu. Uzun arayışlarım sonucu nil’in seslendirdiği çekim gücü adlı parçayı da buldum.
Orjinal reklam filminin müziğinden farklı olan ve zil sesi olarak kullanılabilecek güzel bir melodi bence. Ben kullanıyorum sizlerde kullanmak isterseniz buradan indirebilirsiniz. Reklam filmini izlemedim diyenler de şuradan bakabilir.
1. İhtiyaçlarınızı Belirlemek
Laptop almaya karar verdiyseniz öncelikle onu ne için kullanacağınızı tespit etmeniz gerekir. Eğer sadece internette gezinip basit ofis yazılımları kullanacaksanız, ucuz bir netbook işinizi fazlasıyla görecektir. Bu tarz laptoplar küçük ekranlı ve tek çekirlekli işlemcisi olan hafif, ucuz ve basit ürünlerdir. Ultra taşınabilir sınıfa giren bu tarz cihazları her
Birtakım hesap ağırlıklı yazılımları(grafik ve mühendislik yazılımları gibi) kullanarak iş yapacaksanız, sizi bu konuda sıkıntıya sokmayacak ve yarı yolda bırakmayacak daha
Eğlence ve oyun ağırlıklı kullanım içinse,
2.Aradığınız Özelliklerdeki Ürünü Seçmek
İhtiyacımızı belirledikten sonra aranan özelliklerdeki en yakın ürünü seçmek gerekir. İşlemci açısından bakarsak Intel ve AMD arasında pek fark yoktur. Hangi marka size daha sıcak geliyorsa onu tercih edebilirsiniz. Ama genel anlamda oyunlar ve multimedya özellikler açısından Intel bir adım daha önde gidiyor diyebiliriz. Tabi bu noktada fiyat faktörünü de göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü tek başına işlemci fiyatları farklı markalar için benzer seviyelerde de olsa, anakart fiyatları Intel cephesinde oldukça yüksek maliyetler getirebiliyor.
Grafik çipseti olarak Nvidia ve ATI her ikisi de birbirine çok yakın performans vermekteler. Fakat oyun üreticilerinin çoğunun Nvidia ile özel anlaşmalar yaparak optimize edildiğini düşünürsek, Nvidia çipset kullanan cihazlar tercih sebebi olabilir. Bu noktada en önemli konu ekran kartı belleğinin paylaşımsız olmasıdır. Paylaşımlı RAM’a sahip olan cihazlar paylaşımsız olanlara göre ciddi anlamda az performans vermektedir.
Aynı anda kullandığınız uygulama sayısına bağlı olarak RAM miktarını da mümkün olduğu kadar yüksek seçmeye çalışmak mantıklı olacaktır. Fiyatları oldukça alt seviyelere inmişken RAM için verilecek ekstra bedelin performans getirisi oldukça iyi olacaktır. 3GB ve üstü RAM’a sahip olan bir laptop her türlü uygulama ve oyunu hiç sorun çıkarmadan tampon belleğine alacaktır.
Sabit disk alanını gözönüne aldığımızda yine alabileceğimiz en yüksek depolama miktarını tercih etmek her zaman kullanışlı olur. Günümüzde özellikle video anlamında HD(High Definion) yani yüksek tanımlı video içerikleri hayatımıza her geçen gün daha fazla girmektedir. Bu nedenle “Hard Disk ne kadarbüyükse o kadar çabuk dolar” sözünü de aklımızdan çıkarmayarak, sabit disk konusunda kapasiteye önem vermeliyiz. Tabi SSD‘lerin yaygınlaşması ile depolama alanında çok daha konforlu günler bizi bekliyor olacak buna eminim.
Geri kalan özellikler sizin isteklerinize göre şekillenecek şeylerdir. Yani işlemci, ram, hdd ve ekran kartı dışındaki özelliklerde dilediğiniz şekilde seçim yapabilirsiniz.
Örnek bir cihazın özellik tablosu üzerinde ne işe yaradıklarını öğrenelim:
Chip Seti: Intel GM45 Chipset (Seçtiğiniz işlemciye göre anakartın üzerinde bulunan kuzey köprüsü yongasıdır. Performans anlamında bir önemi yoktur.)
İşlemci Tipi: Intel Core 2 Duo (İşlemcinin modeli)
İşlemci: P7350 (İşlemcinin model kodu)
İşlemci Cache: 3 MB L2 cache (İşlemcinin önbelleği. Ne kadar büyük olursa; birden fazla uygulamada aynı anda çalışılırken o kadar rahat işlem yapılır.)
İşlemci FSB: 1066Mhz (Front Side Bus hızı, ne kadaryüksek olursa o kadar iyidir. İşlemcinin kuzey köprüsü çipsetiyle olan haberleşme hızının mhz cinsinden karşılığıdır.)
İşlemci Hızı: 2 Ghz (İşlemcinin işlem hızı)
Ekran Özelliği: 15.4″ / 1280 x 800 / WXGA (Ekran boyutu / çözünürlük / görüntü formatı; ekran olarak taşınabilirliği de düşünerek mümkün oldukça büyük ve yüksek çözünürlüklü olanları tercih etmeye özen gösterin.)
Ekran Kartı: Paylaşımsız – ATI Mobility Radeon™ HD 4650 (Belki de en önemli özellik satırı budur. Paylaşımsız olması kesinlikle tavsiye edilir. Ekran kartı modeli için de en performanslı olanın tercih edilmesi büyükönem taşır.)
Ekran Kartı Hafızası: 1024 MB (Ekran kartı için 512 MB üzerindeki bellek miktarı her laptop için gereksizdir. Çünkü laptopların ekran çözünürlükleri çok fazla olmadığından 512 MB üzerine ihtiyaç duymazlar. Hatta 256 MB bile gayet yeterli miktarlardır. Ama önemli olan bu belleğin paylaşımsız olmasıdır.)
Sistem Belleği: 2048MB 800MHz (3 GB ve üzerini tercih edebilirsiniz. Ne kadar RAM o kadar az darboğaz.)
Sabit Disk Kapasitesi: 320GB 5400RPM 8MB (Laptop disklerinin dönüş hızı 5400 RPM olduklarından tampon bellek ve kapasite miktarı dışında bir faktör kalmıyor. Mümkün oldukça yüksek depolama alanı tercih sebebi olmalıdır. Fakat tampon belleğin katkısı zaten yavaş olan bu disklerde pek farkedilmemektedir. Bu nedenle fazla önemi yoktur.)
Optik Sürücü: DVD Dual Yazıcı (Günümüzde kullanımı her ne kadar azaldıysa da, olması iyi birşeydir fakat çok yer kapladığından olmaması da tercih edilebilir.)
Klavye: TR/Q (Türkçe Q klavye, olmazsa olmazların başında gelir. Diğer türü de F klavyedir. F klavye Türkçe için uygun daha uygun olsa da kullanımı yaygın olmadığından tercih edilmez.)
Kablosuz İletişim: Wireless 802.11a/b/g/n (Kablosuz internet bağlantısı kurmak için gereklidir yani olmazsa olmazdır.)
Bluetooth Özelliği: Yok (Cep telefonu ve kablosuz mouse-oyun kumandaları gibi cihazları laptopunuza bağlamak veya kullanmak istiyorsanız, bu arabirimin olması gereklidir.)
USB (Adet): 2 (En az 3 USB girişi tercih edilmelidir.)
FireWire: Yok (Daha çok video kameraları bağlamak için kullanılan yüksek hızlı bir veri iletim potudur. 60 MB/saniye gibi veri akışlarını mümkün kılar. Video işleriyle uğraşanlar için önemlidir.)
10/100 Ethernet: Var (İki bilgisayarı veya harici modemleri kablo ile bağlamak için gerekli olan ethernet portudur. Olmazsa olmazdır.)
Pil Ömrü (Saat): 2 (Pil ömrü minimum 2 saat ve üzeri olması şarttır. Daha azı pek bir işe yaramaz. 3 saat ve üstü tercih sebebidir.)
HDMI: Yok (Günümüzün ve geleceğin görüntü ve ses arabirimidir. Tek birince kablo üzerinden yüksek tanımlı görüntü ve ses iletimi yapabildiğinden çoğunlukla tercih edilmektedir. LCD, plazma veya LED televizyonların bağlantı şekilleri budur. Bu girişin olması büyük avantajdır.)
Webcam: Var (Karşılıklı videolu görüşme yapmak için tercih edilir. Fazla önemli değildir.)
Parmak İzi Okuyucu: Yok (Sizden başkasının bilgisayarınızı kullanmasını istemiyor ve önemli bilgilerinizi taşıyorsanız, önemli bir özelliktir.)
Kart Okuyucu: 5-in-1 (SD , MMC , MS , XD , MS PRO) (Cep telefonu, dijital fotoğraf makinası gibi cihazların hafıza kartlarının okunmasını sağlayan kısımdır. Oldukça gereklidir.)
Ağırlık: 2.9 Kg (2 kg seviyesi makul ağırlıklardır.)
Boyutlar: 358 x 256 x 37.0 / 41 mm
3. Fiyat – Performans Karşılaştırması Yapmak
Özellikleri benzer olan cihazları internetteki alışveriş siteleri üzerindeki karşılaştırma tablolarından veya bizzat kendiniz karşılaştırarak değerlendirmeli ve en uygun fiyatlı olanı seçmelisiniz. Kalite açısından Sony, Apple, Alienware gibi üst düzey cihazlar hariç; bütün laptoplar birbirine benzer özellik ve performans sunmaktadır. Tercihinizi bunlardan ucuz olanı yönünde kullanmak mantıklı olacaktır. Fakat benim tavsiyem bir laptopu almadan önce internette ısınma problemi yaşanıp yaşanmadığı konusunda ufak bir araştırma yapmanız yönündedir. Eğer cihaz hakkında birçok yerde ısınma şikayetleri okuduysanız, kesinlikle o laptoptan uzak durum derim. Alacağınız dizüstü bilgisayar şimdiden hayırlı olsun.
Kaynak:www.bilgiustam.comBir çok Microsoft Office kullanıcısının belli aralıklarla karşılaştığı ve canını sıkan bozuk, hasar görmüş ve açılmayan dosyalar insanı çileden çıkaran durum olmuştur kimi zaman. Hele ki işinizin acili yeti varsa ve o dosya üzerinde çalışmanız gerekiyorsa durum daha da içler acısı olabilir.
Sık sık karşılaşmasam da excel dosyalarını açma konusunda problem yaşıyorum bende. Bu durum biraz benim bilgisayarımın huysuzluğundan biraz da üzerinde çalıştığım dosyaların ağırlıklı olarak formül içermesinden kaynaklanıyor diye biliyorum. Gerçi bu durumu kendi yöntemlerimle çözüyorum ama çözemedim ilk fırsatta bu programın excel versiyonunu kullanacağıma söz verebilirim.
O 3.0
Bu

İki yeni modelini duyuran One Laptop Per Child yani her çocuğa yeni bir dizüstü projesi, yeni bir konsept tablet tanıttı.
Her çocuğa dizüstü projesi, mümkün olan en ucuz fiyata, çocuklar için ders kitaplarının yerini alacak ve bütün dünyada çocukları bilişimle buluşturacak donanım hazırlanmasını amaçlıyor.
Tamamen farklı bir yaklaşım sergilenen bu yeni tasarımın 2012 yılında 100 dolar altı fiyata sunulması amaçlanıyor. Tek parça esnek plastikten, kırılmaz ve deliksiz bir tablet PC tasarıma sahip.
AMD yerine VIA işlemci kullanan yeni bilgisayar, XO 1.75 ve XO 1.5 modellerine göre iki kat daha güçlü, dört kat daha fazla DRAM ve Flas Belleğe sahip olacak.
XO 1.5 – XO 1.75
Hem Linux hem de Wİndows işletim sistemleri çalıştıracak olan XO 1.5, 2010 itibariyle 200 dolara alıcılarına sunulacak. 1.75 ise 150 dolara mal olacak.

Kaynak:www.bilgiustam.com

İlk sabit disk 1950′li yıllarda keşfedilmiştir. O zamanlar disk plakalarının çapı 50cm civarındaydı, bu boyuta karşılık ancak birkaç megabyte depolanabiliyordu. Önceleri IBM’in deyimiyle “fixed disks” olarak adlandırılmış, daha sonra ise “hard disks” olarak gerçek kimliğine kavuşmuş ve bu haliyle literatüre geçmiştir. Sabit diskten sonra ilerleyen teknolojiyle beraber “floppy disks” olarak bilinen disketler üretilmiştir. Veri taşımanın tarihteki ilk adımı 5.25 inç’lik floppy disklerle atılmıştır. Disketler esnek plastik film plakası üzerine manyetik olarak veri yazılması prensibiyle çalışır. Bu, sabit disklerdeki teknikle aynıdır sadece depolama için kullandıkları plakalar
Günümüzde bir masaüstü bilgisayar çoğunlukla 60GB ile 300GB arasında veri depolama kapasitesine sahiptir. Diske
Bir sabit diskin performansını ölçebilmek için iki yol vardır;
- Veri Akış Hızı – Saniye başına CPU’ya gönderilen byte miktarıdır. Güncel disklerde bu değer 5 ile 80MB arasında
değişmektedir .
- Tepki Süresi – Çağrılan bir dosyanın
tek byte’ının işlemciye ulaşma süresidir. Genellikle 10 ile 20 milisaniye arasında değişir.
Sabit diski oluşturan parçalar;
Plakalar – Plakaları dakikada 3600, 4200, 5400, 7200, 10000 ve 15000 devir ile dönebilen sabit diskler mevcuttur. Bunlardan 7200RPM(revolution per minute)’in üzerindekiler SCSI disklerdir. Devir sayısı ne kadar fazla olursa erişim süresi o kadar düşer ve diskin performansına doğrudan olumlu yönde etkiler. Tabi hızlanmanın da aşırı ısınma ve veri güvenliğinin azalması gibi dezavantajları da vardır.
Okuma-Yazma Kafası – Sabit diskin asıl işi yapan kısmıdır. Ultra hafif bir malzemeden üretilmiştir. Plaka yüzeyine çok çok yakındır fakat asla değmez. Eğer bir sarsıntı anında park konumuna geçemeden plakalara değerse “bad sector” denilen bozuk kısımlar oluşur. Okuma -Yazma kafası plaka sayısı kadardır ve sabit disk içerisindeki her plakanın üzrinde bir tane bulunur. Plakaların dairesel merkezinden kenarlarına doğru yüksek hızda hareket eder ve oluşturduğu manteyik akı ile verileri sektörler üzerine işler. Sektörler yollar(tracks) üzerinde dairesel olarak sıralanıp, “clusters” içerisine dizilmiştir. okuma yazma kafası sektörlere veri yazarken merkezden en kenara saniyede 50 kez gidip gelebilir. Yani bu denli hızlı çalışır ve çoğu zaman hareketi gözlemleyebilmek mümkün değildir.
Veri akış hızı teorik olarak IDE’de 66MB/s, IDE ATA-100′de 100MB/s, SATA’da 150MB/s ve SATA 2′de 300MB/s ile sınırlıdır. Fakat aslında bunlar sadece basit bir göz boyamadan ibarettir. Günümüzde 100MB/s’nin üzerinde veri aktarımı yapabilecek bir disk bile bulamazsınız. Peki neden SATA 2 bile gerek duyuluyor? Çünkü insanlar sabit diski bir kere alıp çok uzun yıllar kullanıyor. Sabit disk pazarının durağan havasını değiştirmek ve kazançları arttırmak için de farklı ve gelişmiş bir teknolojiymiş gibi Serial-ATA dedikleri kavramı piyasaya sürdüler. Bu veriyoluna sahip disklerin performansı halefi olan IDE disklerle neredeyse aynıdır. Buna karşılık bütün soket çıkışları ve anakart girişleri farklıdır. Yani yeni diske ihtiyaç duyan bir bilgisayar kullanıcısı piyasada bulunmadığından IDE disk alamıyor. SATA aldığında da kullanabilmek için yeni bir anakarta ihtiyaç duyuyor. Yeni bir anakart almışken de CPU’yu yenileyeyim diyor. Tabi yeni ramler ve güç kaynağı da ihtiyaç listesine otomatik olarak eklendiğinden, kullanıcının cebinden çıkan para HDD‘nin 8-10 misli oluyor. İşte ticaretin çarklarının nasıl döndüğünü anlayabileceğimiz çok güzel bir örnek.
Peki bu disklerin performanslarını nasıl değerlendireceğiz?
Öncelikle disklerdeki veri akış hızı ister 500mb/s(farz-ı misal) olsun, ister 50mb/s olsun pek bir önem taşımaz. Çünkü bu büyüklükteki veri akışı sadece video düzenleme işleriyle uğraşan, yani büyük dosyaları sürekli aktarması gereken kişileri ilgilendirir. Günlük yaşantımızda bir program kullanırken veya bir oyun oynarken bu tarz büyük veri aktarımlarına hiç gerek duymayız. Burada asıl önemli olan tepki ve erişim süreleridir. Erişim süresi; diskin farklı yerlerine yazılmış dosyalara ulaşım süresi olarak düşünülebilir. Fakat bu ortalama bir değerdir ve en önemli olanı rastgele erişim süresi olarak adlandırılır.
Günümüz sabit diskleri genellikle 12 ile 15 milisaniye arasında rastgele erişim sürelerine sahiptir. Bu süre de disklerin dönüş hızına doğrudan bağlıdır. Örneğin 15K ile dönen SCSI bir disk 4ms seviyesinde rastgele erişim süresine sahiptir ki, birsürü küçük dosyalardan oluşan ve herbirine hızlı hızlı erişip işlem yapılması gereken durumlarda IDE ve SATA disklere göre 2-3 kat daha hızlıdır. Örneğin içerisinde 1000 tane font olan bir klasörü, diskin başka bir yerine taşıyacaksınız. Burada rastgele erişim süresi düşük olan disk avantajlıdır ve dosyalara çok daha kısa sürede erişip 1000 yazıtipini kolaylıkla taşır. Büyük bir video dosyası örneğin 4.3GB’lık bir DVD medyayı diskin farklı bir yerine taşırken de veri iletim hızı yüksek olan disk avantajlıdır. IDE ve SCSI diskler veri iletiminde başabaştırlar. Fakat erişim süresi olarak SCSI diskler çok daha iyidir. Bu nedenle çok dosyayla uğraşılar sunucu sistemlerinde SCSI diskler tercih edilmektedir. Bu diskler anakart üzerindeki kontrolcüsü yardımıyla dosyaları belirli bir düzene sokarak işlerler.
Benzer şekilde yine anakart üzerindeki RAID kontrolcüsü ile IDE ve SCSI diskler birbirlerine seri veya paralel bağlanabilirler. Bu konuya fazla girmeyeceğim fakat, RAID sistemi genel olarak bir verinin iki veya daha fazla diske aynı anda yazılmasını sağlar. Bu da işlem süresini ciddi miktarda kısaltır. Mesela bir video dosyasını RAID olarak bağlı iki diske yüklerken, video iki parçaya bölünür ve disklere o şekilde yazılır. Diğer bir RAID şeklinde de, veri iki diske de aynen yazılır. Bunun performans olarak bir getirisi yoktur fakat disklerden birisi bozulursa veri diğer diskten kurtarılabilir. Performans arttırmak için yapılan RAID sistemlerinde ise, disklerden birisine birşey olursa, bütün veriler kullanılamaz hale gelir. Çünkü veriler iki diske birden yazıldığından, disklerden birisi bozulduğunda yarım dosyaların bir anlamı olmaz.
Performans adına veri güvenliğimizi teklikeye attığımız RAID sistemleri bir yana, yakın gelecekte SSD(Solid State Disk) teknolojisi masaüstü PC’lerde de kullanılabilir hale gelecek. Şu an laptoplarda tercih edilen bu sabit diskler, hiçbir mekanik parça barındırmıyor. Yani USB Flash Bellekler ile aynı şekilde çalışıyorlar. Şu an 64 ve 128GB’lıkları revaçta olan sabit disklerin en büyük problemi ise, kapasite. İleride daha yüksek kapasitelerde daha uygun maliyetlerle üretim yapılabildiğinde, mekanik sabit disklerin yavaş yavaş tarih olacağını söyleyebiliriz. Çünkü en hızlı SCSI bir diskin bile 4ms gibi bir rastgele erişim süresi varken, SSD’ler 0.01ms’lik erişim süresine sahip. Bu demek oluyor ki, dosyalara erişim ve okuma-yazma işlemleri şu ankinden en az 100 kat hızlı. Son olarak bir örnek vermek gerekirse, SSD kullanan ortalama bir sisteme Windows XP 5dk’dan kısa bir sürede kurulabiliyor.
Yukarıdaki videodan içi açılmış bir sabit diskin çalışmasını izleyebilirsiniz. Fakat HDD’ler aslında tamamen tozdan arındırılmış steril ortamlarda açılabilir. Aksi halde en ufak bir tozun plaka üzerine gelmesi bozuk sektör oluşmasına neden olacaktır. Ayrıca sabit diskler ancak vakumlu ve tozdan arındırılmış özel odalarda tamir edilmekte veya veri kurtarma işlemleri yapılmaktadır. Ev ortamında açılmış bir disk en fazla birkaç saat çalışabilir, daha sonra hata verip açılmaz ve işleyemez duruma gelecektir.
Kaynak:http://www.bilgiustam.com/
Kulağınızın Pasını Silin from C. Aygün
Tek kelimeyle muhteşem... 7 tane nota ve 4 tel ile hasıl oluyor bu eşsiz ahengiyle tüm benliğe hitab eden parça. Keman ile piyanonun müthiş harmonisi! İnsanı her seferinde farklı iklimlere götürür o kemanın sesi...
Üstad; Farid Farjad... İran asıllı büyük keman virtüözü. Parçasında söze tüm anlamını yitirten kişi... Evet bilenler bilirler...
Ben her zaman dinliyorum fakat tavsiye edilen odur ki; sıkıntılı, kederli, hüzünlü zamanlarda dinlenilmemesi. "4 Mevsim Melankoli" diye niteliyorlar zira ve en kıpırtılı anlarınızda bile kasvet yapabiliyor.
Artık kimi zaman hareketlenen ritmi ile hareketlendirir, kimi zaman yorgunluğu alır ve dinlendirir; kimi zaman ise gözleri buğulandırır fakat ben her zaman şunu derim; "iyi ki rastlamışım bu parçaya!"... Bu; muhteşem bir çığlıktır en sessiz makamdan!

I kissed Girl şarkısı ile bir dönem beni de peşinden koştutan Rahibe kızı Ketty Perry 9 Temmuzda Türkiye’ye gelioyor.Biletler biletix’de satışa daha çıkmamış ama yakında satılmaya başlayacakmış.
Eğer wordpress siteniz yada blogunuz var ama bütün sayfayı tek sayfada göstermek istemiyorsanız yazınızın ilk paragrafınızdan sonra veya istediğiniz yere (html sağ köşededir) yapıştırın böylece daha kalabalık gözükmez ve yazılarınız daha düzenli olur. eklenti dosyalarını da türkçeleştirmek için not defteri ile açsanız yeter.
Microsoft Office 2007 Sp2 indirilmeye hazır. Bu güncelleme ile yeni özelliklerde beraberinde geldi.Bunlardan bazıları
- Otomatik donmalarda Azalma
- Arama istikrarı
- Rss Güncellemeleri
- Exel 2007 gücellemeleri
- PP de daha hızlı dosya kaydetme diye sıralayabiliriz.







